
Denizaltı, 1944 yılında Portsmouth Tersanesinde 93m uzunluğunda ve 2, 400 ton olarak inşa edilmiş. 19462da aktif görevden alınıp yedek filoya katılana kadar, 2. Dünya Savaşı süresince Japonyaya karşı görev almış. 1971de Deniz Kuvvetleri Komutanlığına katılmış ve kendisine TCG Uluçalireis adı verilmiş. Uluçalireis, müzeye 20012de devredilmeden önce 30 yıl kadar Türk Deniz Kuvvetlerinde değerli hizmetlerde bulunmuş.
Hasköy Tersanesi’nde Haliç’in koynunda son durağında sizlerin ziyaretini bekliyor…
Fotoğrafa sergilendiği http://www.fotokritik.com/1996908 sayfasından ulaşabilirsiniz.
Rahmi Koç Müzesi (Hasköy) gezi notları için;
http://www.gezijurnal.com/?p=1176

Bu fotoğrafı ikisi de işçi olan ve yıllarca fabrika düdüğü ile emek vermiş büyükbabalarıma itafen yayınlıyorum.
Dürüstçe ekmeği için çalışan tüm emek sahiplerine saygılarımla.
Fotoğrafa sergilendiği http://www.fotokritik.com/1996886 sayfasından ulaşabilirsiniz.

Yedigöller, Bolu
Kasım 2009
YaÅŸamın kurumuÅŸ yapraklarından dik basamaklı merdivenlerini çıkıyoruz, suya akan zamana karşı…
Amacımız akana karşı en kısa zamanda zirveye varmak deÄŸil elbet. Ne de olsa zirveden olsa baÅŸlayacak olan iniÅŸtir…
O halde kısa zamanda deÄŸil doÄŸru zamanda yaÅŸamak lazım hayatın demlerini…
Fotoğrafa sergilendiği http://www.fotokritik.com/1992434 sayfasından ulaşabilirsiniz.

Rahmi Koç Müzesi’nin en namlı iki emektarı;
Fenerbahçe Şehir Hatları Vapuru ve TCG Uluçalireis Denizaltısı
İstanbul Boğazında 14 Mayıs 1953 tarihinden itibaren Adalar, Yalova, Kadıköy hattında hizmet vermeye başlayan ve 55 yılda milyonlarca yolcu taşıyan tarihi Fenerbahçe Vapuru, veda seferinin ardından Rahmi Koç Müzesine teslim edilmiş&
Denizaltı, 1944 yılında Portsmouth Tersanesinde 93m uzunluğunda ve 2, 400 ton olarak inşa edilmiş. 19462da aktif görevden alınıp yedek filoya katılana kadar, 2. Dünya Savaşı süresince Japonyaya karşı görev almış. 1971de Deniz Kuvvetleri Komutanlığına katılmış ve kendisine TCG Uluçalireis adı verilmiş. Uluçalireis, müzeye 20012de devredilmeden önce 30 yıl kadar Türk Deniz Kuvvetlerinde değerli hizmetlerde bulunmuş.
Fotoğrafa sergilendiği http://www.fotokritik.com/1988381 sayfasından ulaşabilirsiniz.

Dar ve eski sokakların arasında nostaljik bir kent turu yaparken tipik bir Diyarbakır Evi’ne geliyoruz. Dış kapısını çaldığımızda avluya açılan kapıdan adeta bir konaÄŸa adım atıyorsunuz. Bir bayan yazarın satın aldığı konakta hummalı bir çalışma sürüyor.
Aslen bir Ermeni evi olan konak hafif bir restorasyon çalışmasına tabi gibi… Bu arada öğrendiÄŸimiz detaylarda 4 mevsimlik köşeleri olacak olan mekanın odalarında antika eÅŸyalar, tablolar ve yazarın kitaplarından oluÅŸan ufak bir sergi…
Fotoğrafa sergilendiği http://www.fotokritik.com/1988288 sayfasından ulaşabilirsiniz.
Diyarbakır gezi notları için;
http://www.gezijurnal.com/?p=1143
Diyarbakır fotoğrafları için;
http://picasaweb.google.com/muratgirgin/DiyarIBekrDiyarbakir

DoÄŸan Kitap‘tan 2003 yılında Türkçe’ye çevrilen Umberto Eco‘nun Baudolino kitabını nihayet bitirdim. Konstantinopolis’in 1204 yılında Haçlılar tarafından iÅŸgalini ve yakılıp yıkılışı ile baÅŸlayan romanın ana kahramanı Baudolino bir gezgindir ve kitap onun aÄŸzından gezip gördüklerini ve başından geçenleri anlatır.
Özensiz çevirisi ile 550 sayfayı bulan kitap kolay okunabilir bir eser deÄŸildi maalesef… İlk bölümlerde geçen Istanbul’un yaÄŸmalanma günlerini anlatan ve bilindik tarihi yarımada bölgelerinde geçtiÄŸinden zihninizde canlandırması kolaylaÅŸan roman sayfalar ilerledikçe bu dinamizmini yitiriyor.
Üçüncü Haçlı Seferi 1189-1192 yılları arasında gerçekleÅŸti. Selahaddin Eyyubi’nin 1187 yılında Kudüs’ü tekrar ele geçirmesi üzerine Alman İmparatoru Friedrich Barbarossa, 100.000 kiÅŸilik bir ordu ile Anadolu’ya girdi. Anadolu Selçuklu Devleti hükümdarı II. Kılıç Arslan bu orduyu imha etti. Bunun üzerine Fransa Kralı II. Philip (Fransa) ve İngiltere Kralı Aslan Yürekli Richard Akdeniz yoluyla Akka’ya çıktılar ve ÅŸehri zaptettiler. İngiltere kralı ise Kudüs’ü geri almada baÅŸarılı olamadı.İngiltere Kralı rehin alındı ama İngiltere Kralı para vererek rehin olmaktan kurtuldu.
Bu tarih kesitinden sadece Selahaddin Eyyübi ve Baudolino’nun manevi babası Friedrich yer alıyor…
Continue reading ‘Sahaf: Baudolino (Umberto Eco)’
son 15 yorum